Cep Telefonunun Zararları

Tanınmış bir kanser araştırmacısı cep telefonu kullanımının limitlenmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Pittsburg Üniversitesi Kanser Enstitüsü başkanı Dr. Ronal B. Herberman, özellikle çocukların cep telefonlarını ancak acil durumlarda kullanmaları gerektiğini savundu. Çocukların gelişmekte olan vücutları, elektromanyetik alanların olası etkilerine karşı daha hassas oluyor.

Herberman, yetişkinlerin de cep telefonlarını başlarından mümkün olduğunca uzak tutmaları gerektiğini; mümkünse hoparlör veya kablosuz kulaklıklar kullanmalarının daha sağlıklı olduğunu söyledi. Ayrıca insanların cep telefonlarını devamlı vücutlarına yakın taşımamaları gerektiğini, geceleri yastıklarının altında veya başuçlarında barındırmamaları gerektiğini de söyledi.

Araçlarda cep telefonu tehlikeli mi?
Cep telefonlarını kullanmaya başladığımızdan bu yana belediye otobüsleri başta olmak üzere toplu taşıma araçları veya ABS sistemi içeren özel araçlarda telefonların bilgisayar sistemini bozduğu veya etkilediği ifade edildi. Benzer şekilde uçaklarda da cep telefonu kullanımı konusunda katı kural ve uyarılara rastlıyoruz. Peki bunların gerçeklik oranı nedir?

Teknoloji her ne kadar hızlıca gelişmeye devam etse de cep telefonlarının elektronik cihazları bozma riski az da olsa bulunuyor. Yani telefon kullanımının bazı elektronik cihazları etkileyip kazalara yol açma şansı var. Buna sepep olan şeyi de şu örnekle açıklayabiliriz;

Askerlerin bir köprüden geçerken uygun adım değil de serbest adım yürüdüğünü duymuşsunuzdur. Bunun sebebi köprünün belli bir frekans ile titreştiğinde yıkılabildiği gerçeğinde yatıyor. Askerlerin uygun adımda yürümesi, aynı anda yere basmaları anlamına geliyor. Bu da aynı frekansı oluşturmaları demek. Bu frekans, köprünün denge frekansıyla aynı olursa da...

Evet tahmin ettiğiniz gibi köprü yıkılıveriyor. Benzer durum elektronik devreler için de geçerli. Bir cihazın çevresine yaymış olduğu elektromanyetik dalgaların belli bir frekansta yayılımı gerçekleşir. Bu frekans, arabanın üzerindeki elektronik aksamın çalışma frekansı ile örtüşürse, kısa devre oluşur; bir başka deyişle bozulur.

Her cihazı etkilemiyor
Aslında araçlarda her elektronik aksam için bu durum geçerli değildir. Mesela hava yastığı, direksiyondan kontrol edilen sistemler, otomatik fren gibi çeşitli sistemler bundan etkilenmezler. Ama telefonlar aracın ses sistemi, oto teybi, uzaktan kilitleme sistemi veya ABS fren sistemini yakın olması şartıyla bozabilir.

Önemli olan telefonun bu cihazlara olan mesafesidir. Örneğin arka koltukta kullanılan bir telefonun ön kısımda yer alan bu cihazları bozması çok zayıf bir olasılıktır. Ancak telefon kullanımının yasaklanmasındaki esas neden sürücünün dikkatinin dağılmasının, dolayısıyla da kazaların oluşmasının önüne geçmektir.

Motorola gibi pek çok telefon şirketi ürünlerinin kitapçıklarında bazı açıklamalara yer veriyorlar. Açıklamalarda alttakine benzer ifadeler yer alıyor;

"Bu telefon, potansiyel patlama riski bulunan ortamlarda kullanılmak üzere tasarlanmamıştır. Potansiyel ortamlara benzin istasyonları, teknelerin alt güverteleri, yakıt veya kimyasal depolama üniteleri, barut ve benzeri yanıcı madde saklanan yerler ile araç motorlarının kapatılması önerilen alanlar örnek verilebilir. Bu alanlarda oluşabilecek bir kıvılcım patlamalara, ağır yaralanmalara ve hatta ölümlere yol açabilir."

Her ne kadar risk oldukça düşükse de "sonradan üzülmek yerine önceden tedbir almak daha iyidir" ilkesinden hareketle benzin istasyonları başta olmak üzere bu tarz yerlerde telefonların kullanılmaması veya kapatılması tavsiye ediliyor.

Etkilerinden nasıl korunabiliriz?
Anlaşıldığı gibi ve sanılanın aksine cep telefonları, baz istasyonlarından daha tehlikeliler. Özellikle birisini arama esnasında (karşıdaki kişi telefonu açana kadar geçen süreçte) telefon yaydığı güç ile insan beynine ciddi anlamda zarar verebiliyor.

Bu yüzden, cep telefonu kullananlara en çok tavsiye edilen korunma yöntemlerinden biri, arama esnasında çalma tonunu kulağımızda dinlemek yerine cep telefonu beynimizden uzak tutarak karşı tarafın telefonu açmasını beklemek.

İkincisi de eğer telefonda ahizesiz konuşma özelliği (handsfree), araç kiti veya kulaklık bulunuyorsa, görüşmeyi bu yollarla gerçekleştirmek. Böylelikle telefon yine beynimizden uzakta duracaktır.

Son olarak daha önce bahsi geçen vücut ısısı deneyi sebebiyle uzun süreli konuşmalardan da mümkün olduğu kadar kaçınmak, alınabilecek en etkili önlemler arasında.

Cep telefonlarıyla mısır patlatılır mı?

İlgili aramalar: cep


Evet bende izlemiştim ve arkadaşlarla bunu denemeye karar vermiştik hatta baya bir telefonla fakat sonuç tam bir fiyaskoydu, bunun gerçekliğini araştırdığımızda bir haber sitesinde aynen bu yazıyordu: İnternet dünyasında büyük bir infial yaratan görüntülerin bir ABD şirketinin reklamı olduğu ortaya çıktı. Bluetooth ve kulaklık üreten şirketin videoyu cep telefonunun kulaklıkla kullanılmasına dikkat çekmek için koyduğunu ve görüntülerin montaj olduğu açıklandı.

Teknik bilgi kısmına gelirsek, cep telefonları birbirleri ile direkt olarak haberleşmezler baz istasyonuna bağlanırlar, dolayısı ile 2 telefon arasına birşey koymanın pek mantığı yok.
2inci olarak cep telefonları yönlü sinyal yollamazlar, her yöne sinyal yollarlar, bu yüzdendir ki durduğunuz yerde dönüyor oluşunuz sinyal kaybetmenize neden olmaz.
Son olarak cep telefonlarının çıkış gücü yeterli ısı üretecek kadar çok değildir. Standatlara göre kilogram başına maksimum 2 watt. Takdir edersiniz ki 1 gramlık bir mısıra 2 watt dahi verebilmek için 1000 adet telefona ihtiyacınız var.

Geliştirdiği radarın aynı zamanda cebindeki çikolatayı erittiğini fark eden Percy Spencer'ın geliştirdiği mikrodalga fırın 300 MHz (megahertz) ile 300 GHz (gigahertz) aralığında çalışır. Bu aralıktan bir enerji emen yiyecek ve içeceklerin içindeki su, yağ ve şeker ısınır ve saniyeler içinde soframıza sıcak yemeklerin servis edilmesini ya da gün boyu beklemeye gerek kalmadan bir dakikada çözülen dondurulmuş gıdaları mümkün kılar.

Bu aralığın içinde kalan 2.4 GHz frekansını kablosuz modemlerimiz ve kablosuz alıcıya sahip bilgisayar ve cep telefonlarımız da kullanıyor. Dolayısıyla kablosuz internet erişiminde bir sorun yaşarsanız etrafınızdabir mikrodalga fırını çalışıyor olması kuvvetle muhtemeldir.

Radyasyon yayıyor mu?

Şu an kullandığımız telefonlar 900, 1800 ve 1900 MHz'lerde çalışıyor. Ancak burada radyo dalgalarının oluşturduğu alanların, X ışınları ya da gama ışınları gibi radyasyon olaylarıyla da karıştırılmaması gerekiyor.

Yani cep telefonlarıyla konuşurken yoğun radyasyon yayılması gibi bir durum söz konusu değil. Telefondan yayılan dalgaların bu ışınlar gibi hücreleri bozma etkisi bulunmuyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı bir deney, olayın seviyesini daha rahat anlayabilmemize yardımcı oluyor. Buna göre bir insan 45 V/m'lik bir elektrik alanında 24 saat süreyle kalırsa vücut sıcaklığı 1 derece artıyor. Sürekli olarak bu alanda yaşayan birisi olsaydı ciddi sağlık problemleriyle karşılaşabilirdi. Ortalama 2 Watt çıkış gücüne sahip olan ve 900 MHz'de çalışan bir cep telefonundan 2.2 cm ötede ölçülen elektrik alan değeri ise 400 V/m.

Cep telefonuyla bir saat kadar konuşan birisinin kulağının kızarması da telefonu kulağına yapıştırdığı için değil, az önce yazdığımız veriler ışığında o bölgede oluşan ısı artışı nedeniyle gerçekleşiyor.

Sonuç olarak cep telefonu çalışırken bir ısı yayar ama bu ısı çok azdır ve uzun süreler kullanılmadıkça vücuda ve çevresine bir zarar veremez, radyasyon açısındanda uluslararası standatlarda üretilen bir cep telefonunun radyasyon yayması olası değildir deniliyor.

Kişiye özel reklam çerez temizleyici




TACO: Firefox'a çok özel bir eklenti daha!

Firefox eklentileri tam gaz: TACO, geçmişinizin peşine düşen Google ve reklam ağlarına savaş açtı.

Sizlere geçtiğimiz günlerde Google'ın kullanıcıların eski sörf ve arama alışkanlıklarına göre başlatmayı planladığı kişiye özel reklam hedefleme yönteminden bahsetmiştik. Google bunun üzerine başlayacak gizlilik tartışmalarını tahmin ettiği için daha yöntemi duyururken bu özelliğin nasıl devre dışı bırakılacağını da kullanıcılara anlattı. Google'ın çerez (cookies) üzerine kurulu ve yine başka bir çerez ile devre dışı bırakılan sistemi, gizliliğe önem veren yazılım geliştiricisi Christopher Soghoian'a ilham verdi ve Google'ın çerez önleyen çerezini bir adım daha geliştirdi. Soghoian pek çok büyük reklam ağının reklamlarını kişisel bilgileri ele geçirmesini engelleyen bir eklenti hazırladı.

Soghoian, bir Firefox eklentisi olarak hazırladığı projesine "Target Advertising Cookie Opt-Out" (kişiye özel reklam çerez temizleyici) ya da kısaca TACO adını verdi. Reklam ayarlarını çerezler üzerinde tutan ve yöneten toplam 27 farklı reklam ağını tanıyabilen TACO, şu anda 41 farklı çerezi devre dışı bırakabiliyor ve bu sayının yakın zamanda 60'a çıkması hedefleniyor.

Özel ilgi alanı gizlilik olan Soghoian, TACO ile reklamların görüntülen reklamları engellemeyi değil, reklam ağlarının kullanıcıların kişisel bilgilerini elde etmesini önlüyor. Bu sayede pek çok internet sitesinin tek yaşam kaynağı olan reklamlar ortadan kalkmıyor, sadece reklamcıların kişisel bilgileri ele geçirmesini engelleyerek gizliliği ve kişilik haklarını koruyor.

Eklentiyi, Firefox'un eklenti sayfasından (üyelik gerektirir) veya Soghoian'ın kendi sitesinden indirebilirsiniz.

indirme adresi: http://www.dubfire.net/opt-out/

Nerede Oy kullanacağım


YSK'nın, 29 Mart 2009'da yapılacak mahalli idareler seçimlerine ilişkin belirlediği seçim takvimi işliyor. Muhtarlıklar, seçmen bilgi kağıtlarının dağıtımına başladı. Ayrıca, seçmenler YSK'nın "www.ysk.gov.tr" internet adresinden TC kimlik numaralarını girerek oy verecekleri yer ile sanık ve sıra numaralarına ulaşabiliyor.

*SEÇİM SANDIĞINIZI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ...

"Beni kaçırıyorlar" diye "bağıran" bilgisayar :)


Son yıllarda hırsızların en çok tercih ettiği, "yükte hafif pahada ağır eşya" arasına giren dizüstü bilgisayarların çalınmasının önlenmesi amacıyla geliştirilen yeni program, sahibinin bilgisayara yazılı ve sesli mesaj yüklemesine olanak sağlayacak. Böylece bilgisayar açıldığında, ekranda "Bu bilgisayar çalınmıştır" mesajı belirecek ve istenirse "Ben çalındım" diye ses çıkaracak.

Çalıntı dizüstü bilgisayarların izini sürmek üzere hazırlanan programın ardından, "Front door Software" adlı şirket tarafından geliştirilen bu yeni programın, dizüstü bilgisayar hırsızlarının işini zorlaştıracağını ifade eden uzmanların verdiği bilgiye göre, sistem şöyle çalışıyor:
Bilgisayarın sahibi bir internet sayfasına girerek önce kayıt yaptıracak. Bu kayıt sayesinde bilgisayar açıldığı anda ekranda "kayıp ya da çalıntı" ibaresi çıkacak. Bilgisayarın sahibi isterse sesli mesaj alternatifini de kullanabilecek ve bilgisayarın gönderilecek komutla, açıldığı an çevreye "Bu bilgisayar çalınmıştır" mesajı yayması sağlanabilecek. Mesajın 30 saniyede bir tekrarlanması da mümkün olacak ve hırsız bilgisayarı açıp kapatsa da buna engel olamayacak.

Programın fiyatının 29,95 dolar olduğu belirtildi.

İngiltere'de hırsızlık vakaları giderek artarken, sadece 2006 yılı boyunca başkent Londra'da çalınan dizüstü bilgisayar sayısının 15 bin olduğu bildirildi.

AA

En Merak Edilen 20 Soru



Aylık popüler bilim dergisi Focus’un son sayısında tüm ‘zamanların en büyük 101 sorusu’ başlığı ile özel bir dosya hazırladı. Dosya'da en merak edilen 101 soru ve cevabı yer alıyor. İşte listenin başındaki ilk 20 soru ve cevapları;

1-Açık havada yıldırımdan korunmak için en güvenli yer neresidir?

Açık alanda uzun ve sivri isimler genellikle yıldırımın hedefi olurlar ancak bu kesin değildir. Bazı zamanlarda uzun bir ağacın çevresindeki düz alanlara da yıldırım düşebilir. Bir otomobil ya da kapalı metal bir yapı yıldırım düşmesine karşı en güvenli yerdir. Farklı araziler (su ve kaya, kaya ve toprak, ağaç ve yer) arasındaki sınırlardan uzak durun. Ayrıca, yıldırımın bir nesneden diğerine atlama özelliğinden dolayı, metal nesnelerden ve diğer insanlardan da en az beş metre uzak durun.
Haberin devamı ↓reklam

2-Neden tek yumurta ikizlerinin parmak izleri farklıdır?

Her ne kadar tek yumurta ikizleri aynı DNA’ya sahip olsalar da hücre-hücre aynı değildir, dış görünüşünüzü genleriniz belirlemez. Parmakizleri fetüs ana rahminde gelişirken hormon seviyesindeki dalgalanmalar gibi nedenlerden dolayı yarı rastlantısal biçimde belirlenir. Benzer biçimde deri üzerindeki çiller ve benler de rastgele oluşan mutasyonlardır ve tek yumurta ikizleri arasında farklılık gösterir.

3-Ortalama insan boyu sürekili uzayacak mı?

Ortalama insan boyu, çocukluk dönemindeki beslenme ve cinsel seçilim nedeniyle, en azından Batı dünyasında uzuyor. Ancak kadınların 183 cm'den uzun erkekleri daha çekici bulma eğilimlerinin devam etmeyeceği tahmin ediliyor, çünkü 188 cm. üzerindeki insanların, boyları nedeniyle sağlık problemlerine yatkınlıkları artıyor. Bunun nedeni de 203 cm'den daha uzun insanların kalpleri bedenin tamamına kan pompalamada zorlanıyor.

4-Neden ateşimiz yükseldiğinde üşürüz ve titreriz?

Ataşimizin yükselmesi, hipotalamusta bulunan bedenimizin iç termostadının sıcaklığının yükselmesi ile gerçekleşir. Fazla egzersiz yaptığınızda ya da sıcak bir günde vücut sıcaklığınız yükselebilir ama iç termostatt a bir ısı değişimi olmaz, yaklaşık 36.8°C’de sabir kalır. Kendinizi sıcaklamış hissttiğinizde hipatolamus bunu terleyerek ya da deriye kan pompalayarak düzeltmeye çalışır. Tüm bunların yanında ateşlendiğinizde termostaddaki ısı da artar. Bu da beden sıcaklığımızın 36.8°C’nin altına düştüğü anlamına gelir, siz de üşür ve beden ısınızı arttırmak için titrersiniz. Daha yüksek vücut ısısı akyuvar sayısını arttırıp, bakterilerin tekrar oluşumunu yavaşlattığı için mikroplarla savaşta yardımcı olabilir.

5-OK neyin kısaltılmasıdır?

Bununla ilgili en popüler teori ‘all correct’in (herşey yolunda) kasıtlı olarak ‘oll korreckt’ biçiminde yanlış yazılması ve buradan yapılan kısaltma olduğu yönündedir. OK, gülünç olması için sözcüklerin yanlış yazılmasının moda olduğu 1840’larda Boston gazetelerinde popüler oldu. Bununla ilgili bir efsane de OK sözcüğünün New York’lu demokratların adayları Martin Van Burten’in takma adı olan Old Kinderhook’un kısaltılmasıyla bu sözcüğü kullandıkları yönündedir.

6-Neden ozon tabakasını, insan yapımı ozon gazıyla dolduramıyoruz?

Antarktika üzerindeki ozon deliğinin kapladığı alan ABD’nin yüzölçümünden daha büyüktür ve buranın tekrar doldurulması için on milyonlarca ton ozon gerekir. Basitçe bu kadar büyük miktarda ozonu sadece gerekli olan yere taşımak bile astronomik bir maliyette neden olur.

7-Sudan çıkınca el ve ayaklar neden buruşur?

Eğer hücrelerinizin sahip olduğundan daha az yoğunlukta ya da da az tuz çözeltisinin olduğu suya girerseniz, su osmos yöntemiyle abzorbe edilir ve bu da derinizdeki hücrelerin şişmesine neden olur. Hücreler alt tabakadaki dokulara bağlı olduklarından deri bu duruma uyum sağlayabilmek için buruşur.

8-Hıçkırık nedir?

Hıçkırık diyaframın istemsiz kasılması sonucunda oluşan ani hava girişi sonucu oluşur. Glotis (nefes borusunun ağız bölümü) aynı anda kapanır böylece içeride kalan havanın kapanan glotise çarpması ile de hıçkırık sırasındaki karakteristik ses meydana gelir.

9-Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtlamanın kolay bir yolu var mı?

Evet, seyahet edin. Dünya yüzeyi kavisli oldğu için farklı takım yıldızlarının ortaya çıktığını farkedeceksiniz.

10-Su dışında balık tutulabilir mi?

Evet. Bazı balık türleri su dışında nefes alabilir ve sürünebilir. Ayrıca yakşalık 50 tür balık uçabilir.

11-Neden deniz havası insan için iyidir?

Deniz havası, özel olarak insanlar için iyi değildir. Viktorya Çağı İngilteresi’nde belki de dönemin kentlerindeki kirli havayla karşılaştırılarak, sahil kenarlarındaki mesire alanları temiz havası nedeniyle ün kazandı. Deniz kenarlarının ‘sağlıklı’ kokusunun nedeni kıyı kenarında yaşayan bakteriler tarafından oluşturulan kimyasal maddelerin az yoğunluktaki varlığıdır. Son dönemlerde yapılan bir araştırma, deniz tuzunun, denizdeki egzos dumanıyla kimyasal tepkimeye girerek limanlardaki hava kirliliğini daha da arttırdığını ortaya koyuyor.

12-Bitkiler yaşlılık nedeniyle ölür mü?

Uygun şartlar altında bazı bitkiler sonsuza dek yaşayabilir. Ölüm nedenleri dış şartlarda oluşan değişimlerdir. Ancak yıllık bitkiler tohum verdikten sonra ölürler.

13-Sakızı yuttuğumuzda içimizde yıllarca kalır mı?

Hayır. Sakızın sindirimi zordur ama sindirim sisteminden kurtulmayı başarabilecek inanılmaz özellikleri yoktur. Genellikle sindirilme süresi üç gündür.

14-Fobilerin nedeni nedir?

İnsanların yaklaşık yüzde onu fobilerden müzdariptir. Bazılarında travmatik bir olay tetikleyici olabilirken bazı fobiler fiziksel problemlerle ilgili olabilir. Yapılan araştırmalar bazı basit fobilerin genetik olduğunu bazılarınınsa kültürel geçmişe dayandığını gösteriyor. Örneğin, örümcek korkusu Ortaçağ’dan miras kalmış olabilir. Büyük veba salgını sırasında kurbanların boşaltıkları evlerinde ağlarını kuran örümcekler nedeniyle, bu hayvanlar ile veba arasında bir ilişki kurulduğu tahmin ediliyor.

15-Erkeklerde selülit olur mu?

Evet. Portakal kabuğu görünümlü deri sorunu yalnızca kadınların derdi değil. Erkeklerde de selülit olabilir ancak genellikle boyun ve karın çevresinde.

16-Bakteriler diğer bakterileri yakalar mı?

Evet. Bakteriler, diğer koloniledeki bakterilere saldırabilir.

17-Neden arka koltukta daha çok araç tutması yaşanır?

Bunun muhtemel cevabı, arka koltukta yeteri kadar iyi görüş açısının olmamasıdır. Araç tutması, iç kulakta hareket algılanırken, gözlerden sabit olduğunuz bilgisinin gelmesi nedeniyle yaşanır.

18-Yalnızca su ve vitaminle yaşayabilir miyiz?

Hayır. Vitamin ve minareller kadar enerji üretmek ve hücrelerin kendilerini yenileyebilmesi için karbonhitrat, yağ ve proteine de gereksinim duyarız.

19-Sıcak içecekler insanı üşütür mü?

Evet. Sıcak içecekler bedeni olduğundan daha sıcak hissetmesine neden olur. Bu nedenle terlenir ve bu da vücut ısısının düşmesine neden olur.

20-Ay olmasaydı ne olurdu?

En önemli etki (ayışığının eksikliği dışında elbette) gel-gitlerde olacaktı. Yalnızca Güneş’in kütleçekim kuvvetiyle, gel-gitlerin üst ve alt seviyesinde dramatik düşüşler olacaktır. Bu da Dünya’nın hızında yüzyılda yaklaşık 0.002 saniyelik bir yavaşlamaya neden olur. Bunun uzun dönemdeki etkileri çok daha ciddi olur. Mevsimler Dünya’nın yörüngesindeki 23.5°lik eğikliğe bağlıdır. Ay’ın görece olarak muazzam kütle çekimi olmadan yörüngedeki eğiklik sabitliğini yitirecek, diğer gezegenlerin kütle çekimi bu açıda büyük değişikliklere neden olacaktır. Ama bu çok kısa zamanda gerçekleşmeyecek. Örneğin Mars’ın etkisiyle açının 60° değişmesi bir milyon yıldan fazla zaman alacaktır.

Bu zamana kadar kaç ay, gün, saat yaşadınız...




Bu zamana kadar kaç ay, gün, saat yaşadınız, öğrenmek için aşağıdaki linke tıklayın.

Ne kadar yaşadınız?

Santigrad'ı Fahrenhite a çevirme



Santigrad dereceden Fahrenheit dereceye çevirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

Fahrenhite kaç santigrad derece

Fahrenite'ı Santigrad dereceye çevirme



Fahrenite'ı Santigrad dereceye çevirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

Fahrenhite kaç santigrad derece

NetBeans 6.5 te yeni proje açma sorunu

NetBeans 6.5 te yeni bir proje açmak istediğinizde ilerleme %25'te duruyor ve şöyle bir hata mesajı veriyor:

Project Folder already exists and is not empty

Bu sorunu nasıl halledebilirim? derseniz işte çözümü tek sebep language ayarlarıymış meğer, yapmanız gereken bir tek şey var.

/etc/netbeans.conf" dosyasında netbeans_default_options'a
"-J-Duser.language=en -J-Duser.region=US" argumanlarını eklemek.